Sayın Adnan Oktar'ın 16 Ekim 2008 tarihindeki basın toplantısını buradan izleyebilirsiniz
Demokrasi hakaret özgürlüğü değildir. Demokrasi bize, hakarete sabır değil hakaretten kaçınmayı öğretir. Biz hakaret özgürlüğü olan bir toplum istemiyoruz. Birbirine saygılı, birbirinin hakkını gözeten bir toplum modelini özlüyoruz. Kimse hakaretin özgür olduğu bir toplumu özlemesin ve hedeflemesin. Sevginin, saygının nezaketin çok olduğu bir toplum modelini özlesin ve hedeflesin.
Eğer bir basın kurumu kendi sitesinde bir kişi hakkında yapılmış haberlere gelen olumlu yorumları itina ile yayınlamıyor, fakat aleyhteki yorumları titizlikle seçip yayınlıyorsa ve hakaret içeren bu yorumları tüm uyarılara rağmen günlerce, hatta aylarca sitesinde tutuyorsa burada özel bir durum olduğu açıktır. Bu konuyla ilgili olarak söz konusu basın kurumunun "gelen hakaret içerikli yorumlar operatörün gözünden kaçmış" gibi bir açıklamaya sığınması mümkün değildir. Operatör, olumlu haberlerle hakaretamiz haberleri birbirinden ayırt edebilecek kadar titiz davranmıştır. Öyle ki, olumlu haberlerden tek bir tanesi "yanlışlıkla bile" siteye konulmamıştır.
Şimdi bu iddiadan yola çıkarak deniyor ki, "burada hakaret içeren yorumların IP numaralarının tespit edilebilmesi için savcılığa başvurun, oradan hosting firmasına giderek bu IP numaralarının kime ait olduğunu belirleyin, ardından bu kişilerin her birini şikayet edin, bundan sonra da her birine tek tek mahkeme açın, bu mahkemelerin birer birer sonuçlanmasını bekleyin, bundan sonra eğer mahkemeler sonuçlanırsa bundan sonra sitenin ilgili merkezine gidip bu yorumların teker teker çıkarılmasını talep edin"! Olumlu haberleri bir bir eleyerek, olumsuz haberleri 18-20 gün gibi uzun bir zaman boyunca sitede yayınlamak, ardından buna önlem almak için yukarıdaki süreci tavsiye etmek elbette ki normal bir teklif değildir. Bunun uygulanması ayrıca kanunen de mümkün değildir. Bu kör yöntem tavsiye edileceğine en başından hakaret içeren yorumların elenip sitede bunlara yer verilmemesi çok daha doğru olmaz mı? Önce hakaret edecek kişileri bir bir toplayıp, bu kişilere detaylı, kapsamlı hakaret ettirip, bu hakaretlere karşı cevap hakkı tanımayıp, sonra yukarıdaki uzun aşamalardan geçerek "bu yorumları mahkeme kararıyla teker teker çıkartırın, biz sorumlu değiliz" demek yanlış bir davranıştır.
Bunun çözümü sitede hakarete izin verilmemesidir. Bu son derece açık ve basittir. İlgili haberin başına hakaretamiz yorumlara yer verilemeyeceğine dair bir ibare konulur. Ve söz konusu yorumlar siteye konmadan, operatör tarafından bir bir elenir. En kesin, en doğru ve en adaletli çözüm budur.
Bize ait internet sitelerine de örneğin Aydın Doğan hakkında ağıza alınmayacak hakaretamiz yorumlar gelmektedir. Fakat bunlar, operatörlerimiz tarafından bir bir ayıklanıp elenmektedir. Bunların hiçbirine sitelerimizde yer verilmemektedir. Şimdiye kadar hiçbir zaman bu şiddetli hakaret içeren yorumlara yer verip, Aydın Doğan'a bunlar için söz konusu kişileri teker teker tespit ettirmesini, ilgili yerlere şikayette bulunmasını, mahkemelere gitmesini ve mahkeme sonuçlarını beklemesini tavsiye etmiyoruz. Aydın Doğan'ın elinde belgelerle oradan oraya aylarca dolaşmasını, bu imkansız ve uzun sürecin her biri için koşturup durmasını önermiyoruz. Böyle bir uygulama zaten kanunen de mümkün değildir. Bizler, gelen bu yorumları sitemize hiç koymuyoruz. Bu yapılması gereken en doğru, en adaletli ve en insani davranıştır kuşkusuz. Aydın Doğan'ın yayın organlarına da aynı yöntemi izlemelerini tavsiye ediyoruz.
Türkiye'nin birlik ve beraberliğe, kardeşliğe en çok ihtiyacı olduğu günlerdeyiz. Birbirimize karşı saygı dolu, sevecenlikle yaklaşalım. Yıkıcı düşüncelerden kaçınalım.
SAYIN ÖZDEMİR İNCE,
BU KONULARI DAHA İNCE İNCE DÜŞÜNMENİZ GEREKİR.
Sn Özdemir İnce'nin dikkatine
Kuran'da dünyanın düz olduğu savunulmuyor. Aksine Bilimin hiç gelişmediği bir dönemde yaklaşık 1400 sene önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim'de dünyanın yuvarlak olduğunu çok açık olarak işaret eden ayetler vardır.
Herşeyden önce belirtmek gerekir ki Kuran bir bilim kitabı değil bir ahlak kitabıdır. Buna rağmen bilimi teşvik eder. Bir çok bilimsel açıklama ve bilgi daha yüzyıllar önce Kuran'da haber verilmiştir. Örneğin bilim adamları evrenin yoktan vareldiğini daha çok yakın bir zamanda ispat etmişlerdir. Oysa Kuran'da bu konu 1400 sene önce haber verilmiştir. Bilindiği gibi kainat sonsuz yoğunlukta sıfır hacimde bir noktanın patlamasından meydana gelmiştir. Sıfır hacim yokluk demektir. Yani madde zaman, enerji daha hiçbirşey yokken Allah "Ol" emriyle evreni varetmiştir. Bu gerçek Enam Suresi'nin 101. ayetinde şöyle bildirilir.
"O gökleri ve yeri yoktan varedendir..."
Evrenin genişlemesi, dünyanın dönüş yönü, güneşin gidiş istikameti, rüzgarların aşılayıcı özelliği, atmosferin katmanları, atmosferin koruyucu etkisi, dağların görevi, yağmurun oluşumu, bulutların tonlarca ağırlıkta olması, parmak izindeki kimlik, denizlerin birbirine karışmaması gibi yüzlerce ilmi konu asırlar öncesinden Kuran'da bildirilmiştir. Bunun gibi dünyanın yuvarlaklığına işaret eden ayetler vardır.
Örneğin Özdemir İnce'nin ifade ettiğinin aksine Naziat Suresinin 30. ayeti dünyanın düz olduğuna değil yuvarlak olduğuna işaret eder.
"Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi." (Naziat Suresi: 30)
Yukarıdaki ayette "serip döşedi" olarak çevrilen "deha" kelimesi, yaymak anlamına gelen Arapça "dahv" kelime kökündendir. Dahv kelimesi, döşemek, düzeltmek anlamlarına gelse de, taşıdığı anlam bakımından basit bir döşeme fiili değildir. Çünkü bu kelimede, yuvarlak olarak düzeltmek, döşemek fiillerini tarif etmek için kullanılmaktadır.
Dahv kelimesinden türeyen diğer kelimelerde de yuvarlaklık anlamı mevcuttur. Örneğin çocukların topu yerdeki bir çukura düşürmeleri, taş atıp çukura düşürme yarışları, devekuşunun, yumurtladığı yer ve yumurtası da bu köklerden türemiş kelimelerdir.
Nitekim dünyanın şekli de bir yumurtayı andırır şekilde yuvarlaktır. Dünyanın kutuplardan basık küresel şekli, geoit olarak ifade edilmektedir. Bu bakımdan ayette "deha" kelimesinin kullanılması, Allah'ın Dünya hakkında verdiği önemli bir bilgiyi içermektedir.
Ayet dünyanın yuvarlaklığına çok açık şekilde işaret etmiştir. Ayrıca dünya yayılıp döşenmeye uygun bir mekandır. Yeryüzüne bakıldığında yayıp döşenilmeyecek bir görünümün görülmesi imkansızdır. Dünya avuç içinde bir mekan değildir, geniş ovalardan yaylalardan oluşmaktadır. Rahatlıkla yayılıp döşenmeye uygun şekilde yaratılmış bir gezengendir. Küre gibi olması yayılıp döşenmeye uygun olmadığı anlamına gelmez. Bunda şaşılacak birşey yoktur.
Kuran'da dünyanın yuvarlak olduğuna işaret eden bir diğer ayet, Zümer Suresinin, 5. ayetidir. Ayette
"Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor"... diye bildirilmiştir.
Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örter" olarak tercüme edilen Arapça kelime "yukevviru"dur. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, "yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak"tır. (Örneğin Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılır.) Ayette, gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri (tekvir etmeleri) konusunda verilen bilgi, aynı zamanda Dünya'nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ayette "gecenin gündüzün etrafına sarılması" ifade edilirken aynı zamanda "gündüzün de gecenin üzerine sarıldığı" ifade edilmektedir. Gece ile gündüzün oluşma sebebi ise dünyanın küremsi yapısıdır. Ancak dünyanın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. (Allah en doğrusunu bilir)
Size bağlı yayın organlarında son dönemlerde yoğun olarak komünizmin, faşizmin, vahşi kapitalizmin, emperyalizmin ve bütün terör eylemlerinin kökeni ve temel dayanağı olan Darwinizm'i sahte bir gayret içinde savunan yazılar çıkmaktadır. Söz konusu yazılarla ilgili olarak aşağıdaki hususların önemle değerlendirilmesi gerekmektedir:
- Cumhuriyetin temel değerlerinden olan bilimsel görüşü Harun Yahya savunmaktadır. Bir safsata olduğu artık tüm dünya tarafından bilinmekte olan Darwinizm yalanını savunan ise size bağlı olan yayın organlarıdır.
- Darwinizm bir pagan dinidir, putperest bir inançtır; bilim değildir. Biyoloji, tıp, paleontoloji, mikrobiyoloji, genetik alanında bulunan tüm bulgular evrimi çürütmüş ve yok etmiştir. Dolayısıyla bu safsataya bilimsel bir kılıf uydurmaya çalışmak ve bu şekilde Türk insanını yanıltmak, samimi düşünceye yakışmamaktadır.
- Evrim bir dogmadır, Yaratılış ise bir gerçektir. Bu dogmanın dayatılması, Sümer devrinden kalma sapkın bir inancın zorla insanlara kabul ettirilmeye çalışılması, bunun için kanunlar yoluyla resmi bir baskı uygulanması, bilime, insan haklarına ve gerçekçi düşünceye tamamen aykırıdır.
- İngiliz kilisesinin Darwin'den özür dilemesi, zannedildiği gibi evrimin lehinde bir uygulama değildir. İngiliz kilisesinin o devirde her konuda bağnaz hareket ettiği bilinmektedir. Yıllarca kilise, her türlü öneriye, bilimsel de olsa, safsata da olsa bağnazlıkla yaklaşmıştır. Dolayısıyla 19. yüzyılda kilisenin evrim safsatasına da yaklaşımı bağnazca olmuştur. Özür dileyerek kilise, yalnızca, her konuda göstermiş olduğu bağnazlığı bertaraf etmeye çalışmaktadır.
- Asıl olarak Darwinist diktatörlüğün tüm dünyadan özür dilemesi gerekmektedir:
- Anti-Darwinist kitapları yasakladığı ve yaktırdığı,
- karşıt görüşe müsade etmediği,
- karşıt görüşteki bilim adamlarını görevinden aldığı,
- öğrencileri üniversite sınavlarında bu teorinin lehinde cevap vermeye zorladığı,
- sayısız sahte fosil ile dünyayı aldattığı,
- Kambriyen fosillerini 70 yıl boyunca sakladığı ve halen bulunan her fosili Yaratılışı ispat ettiği için saklamaya devam ettiği,
- tek bir proteinin tesadüfen oluşmasının imkansız olduğunu insanlardan gizlediği,
- insanın hayali evrimine delil olarak yalnızca sahte kafatası fosilleri sunduğu,
- mutasyonların evrimleştirdiği yalanını insanlara yıllarca dayattığı,
- ve yıllarca insanları aleni sahtekarlıklarla aldattığı, tek yanlı yalan ve safsataya kapı açtığı ve bütün insanlara bu safsatayı yayıp insan haklarına karşı geldiği için ASIL DARWİNİST DİKTATÖRLÜK TÜM DÜNYADAN ÖZÜR DİLEMELİDİR.
- Sayın Aydın Doğan, cumhuriyetçi olduğunuzdan, demokrasiden bahsediyorsunuz. Fakat dünyada geniş yankı uyandıran, bilimsel deliller içeren Yaratılış Atlası isimli kitabın Avrupa konseyi tarafından yasaklanmasını destekliyor ve bu yönde var gücünüzle çaba gösteriyorsunuz. Buna karşılık Richard Dawkins'in hakaret dolu kitabının ve yazılarının mahkeme kararıyla yasaklanmasına karşı çıkıyorsunuz. Bu, dürüstlüğe yakışmayan, samimiyetsiz bir tutumdan başka bir şey değildir.
- Şunu hatırlatmak gerekir ki, Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası kitabına itiraz niteliğinde yazılan tüm yazılar ve kitaplar, Atlas'ın çok iyi birer tanıtımı haline gelmiştir. Gösterilen bu karşı çabalar, Atlas'ta verilen bilimsel delillerin çok daha detaylı incelenmesini ve vurucu yönlerin daha açık dile getirilmesini sağlamıştır. Ayrıca söz konusu yayınlarda, Darwinist savunmanın cılızlığı, güçsüzlüğü de her defasında bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yaratılış Atlası'ndaki güçlü bilimsel delillere karşı bu güçsüz savunma, teorinin yıkılıp gittiğinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur.
- Darwinist yayınlarda verilmiş olan delillerin boşluğu, mantıksızlığı, Darwinistlerin kendilerini savunmak için geniş çaplı safsatalara başvurmaları, insanların evrimin bir yalan olduğuna daha fazla kanaat getirmelerini sağlamıştır. Yaratılış Atlası'nı eleştiren yayınları okumak bile Darwinizm'in geçersizliğini anlamak için yeterli olmaktadır. Görüldüğü gibi Harun Yahya, bu yönden de tüm dünyada etkilidir.
- Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen ve yine tüm dünyanın hayranlıkla izlediği Yaratılış Atlası eserinin dünya çapındaki sarsıcı etkisinin kuşkusuz ki siz de farkındasınız. BU GÜÇLÜ ESER, TÜM DÜNYADA EVRİMİ YERLE BİR ETMİŞTİR. Yaratılış Atlası'nın dünya çapındaki etkisinin Avrupa ve Amerika basınında nasıl hararetle dile getirildiğini bütün dünya bilmektedir.
Sayın Aydın Doğan,
Faşist, terörist, komünist liderlerin Darwin'i ve Darwinizm'i öven sözleri tüm dünya tarafından bilinmektedir:
- Karl Marx: "Darwin'in yapıtı büyük bir yapıttır. Tarihteki sınıf mücadelesinin doğa bilimleri açısından temelini oluşturuyor."
- Lenin: "Marx'ın teorisinin tümü, evrim teorisinin en tutarlı, en tam, en düşünülmüş ve özlü biçimiyle çağdaş kapitalizme uygulanmasıdır."
- Bebek katili Abdullah Öcalan: "Genelde insan dışı tüm canlı varlıklarda süren doğal evrim süreci, insan toplumunda kendi kavrama ve ifadesiyle bilinçlice sürdürülmektedir. İnsan türünün Homo Sapiens türünde günümüzün dil yapısına yol açan kavrama sürecindeki sıçrama, iradeli toplum oluşumlarına sıçratma imkanı vermiştir. Yabanıl toplum aşamasında insan grupları bir nevi gelişkin hayvan topluluklarının düzeyini yaşıyordu..."
Bebek katili Öcalan da, Karl Marx da, Lenin de Darwinizm'i savunmakta, siz de savunmaktasınız. Bu size de tuhaf gelmiyor mu?
Lenin, Darwinizm'den güç bularak şu terör talimatlarını vermiştir: "Polisleri askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paraları almak... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsunlarındandır."
Bebek katili Abdullah Öcalan ise terörist eylemlerinin kaynağını şu şekilde açıklamıştır: "PKK Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine gerçekleşecektir."
Bebek katili de Lenin'in fikirlerini savunuyor. Bu size de ilginç ve anormal gelmiyor mu?
Sayın Aydın Doğan,
Madem Darwinizm bu kadar güçlüydü, acaba neden bir anda bu kadar perişan bir duruma düştü? Israrla savunduğunuz 150 yıllık bu yalan, acaba neden 150 günde perişan oldu? Acaba neden yıllarca tüm dünyayı aldatmış olan sahte bir teori, Harun Yahya'nın tek bir darbesi ile darmakeşan hale gelip yerle bir oldu? Acaba neden bir anda Avrupa ve Amerika'da ülkeler Darwinizm'in derin ve köklü çöküşünden, yıkılışından bahsetmeye, bunu ister istemez kabul etmeye başladılar?
Bunun nedeni Yaratılış Atlası'nın tüm dünyada bomba etkisi yaratmış olması, kesin ve reddedilemez bilimsel delillerle büyük bir yalanı ortadan kaldırmasıdır. Evrim teorisinin çöktüğü gerçeğini ülkemiz de, tüm dünya da Yaratılış Atlası ile kabul etmiş durumdadır. Artık Darwinist dayatma bir sonuç vermemektedir. Şimdiye dek olduğu gibi, şimdiden sonra da Darwinizm'le savaşa yönelik yapacağınız her türlü aleyhte yayın, gösterilen diğer cılız çabalarda olduğu gibi her zaman insanların daha fazla Yaratılış Atlası'na yönelmelerine ve Yaratılış gerçeğinin çok daha geniş çaplı bir kabul görmesine neden olacaktır.
Sayın Aydın Doğan,
Cumhuriyetin temel değerlerinden olan bilimsel görüşü Harun Yahya savunmaktadır. Bir safsata olduğu artık tüm dünya tarafından bilinmekte olan Darwinizm yalanını savunan ise size bağlı olan yayın organlarıdır.
Darwinizm bir pagan dinidir, putperest bir inançtır; bilim değildir. Biyoloji, tıp, paleontoloji, mikrobiyoloji, genetik alanında bulunan tüm bulgular evrimi çürütmüş ve yok etmiştir. Dolayısıyla bu safsataya bilimsel bir kılıf uydurmaya çalışmak ve bu şekilde Türk insanını yanıltmak, samimi düşünceye yakışmamaktadır.
Evrim bir dogmadır, Yaratılış ise bir gerçektir. Bu dogmanın dayatılması, Sümer devrinden kalma sapkın bir inancın zorla insanlara kabul ettirilmeye çalışılması, bunun için kanunlar yoluyla resmi bir baskı uygulanması, bilime, insan haklarına ve gerçekçi düşünceye tamamen aykırıdır.
İngiliz kilisesinin Darwin'den özür dilemesi, zannedildiği gibi evrimin lehinde bir uygulama değildir. İngiliz kilisesinin o devirde her konuda bağnaz hareket ettiği bilinmektedir. Yıllarca kilise, her türlü öneriye, bilimsel de olsa, safsata da olsa bağnazlıkla yaklaşmıştır. Dolayısıyla 19. yüzyılda kilisenin evrim safsatasına da yaklaşımı bağnazca olmuştur. Özür dileyerek kilise, yalnızca, her konuda göstermiş olduğu bağnazlığı bertaraf etmeye çalışmaktadır.
Asıl olarak Darwinist diktatörlüğün tüm dünyadan özür dilemesi gerekmektedir:
Anti-Darwinist kitapları yasakladığı ve yaktırdığı,
karşıt görüşe müsade etmediği,
karşıt görüşteki bilim adamlarını görevinden aldığı,
öğrencileri üniversite sınavlarında bu teorinin lehinde cevap vermeye zorladığı,
sayısız sahte fosil ile dünyayı aldattığı,
Kambriyen fosillerini 70 yıl boyunca sakladığı ve halen bulunan her fosili Yaratılışı ispat ettiği için saklamaya devam ettiği,
tek bir proteinin tesadüfen oluşmasının imkansız olduğunu insanlardan gizlediği,
insanın hayali evrimine delil olarak yalnızca sahte kafatası fosilleri sunduğu,
mutasyonların evrimleştirdiği yalanını insanlara yıllarca dayattığı,
ve yıllarca insanları aleni sahtekarlıklarla aldattığı, tek yanlı yalan ve safsataya kapı açtığı ve bütün insanlara bu safsatayı yayıp insan haklarına karşı geldiği için asıl Darwinist diktatörlük tüm dünyadan özür dilemelidir.
Sayın Aydın Doğan, cumhuriyetçi olduğunuzdan, demokrasiden bahsediyorsunuz. Fakat dünyada geniş yankı uyandıran, bilimsel deliller içeren Yaratılış Atlası isimli kitabın Avrupa konseyi tarafından yasaklanmasını destekliyor ve bu yönde var gücünüzle çaba gösteriyorsunuz. Buna karşılık Richard Dawkins'in hakaret dolu kitabının ve hakaret dolu yazılarının mahkeme kararıyla yasaklanmasına karşı çıkıyorsunuz. Bu, dürüstlüğe yakışmayan, samimiyetsiz bir tutumdan başka bir şey değildir.
Şunu hatırlatmak gerekir ki, Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası kitabına itiraz niteliğinde yazılan tüm yazılar ve kitaplar, Atlas'ın çok iyi birer tanıtımı haline gelmiştir. Gösterilen bu karşı çabalar, Atlas'ta verilen bilimsel delillerin çok daha detaylı incelenmesini ve vurucu yönlerin daha açık dile getirilmesini sağlamıştır. Ayrıca söz konusu yayınlarda, Darwinist savunmanın cılızlığı, güçsüzlüğü de her defasında bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yaratılış Atlası'ndaki güçlü bilimsel delillere karşı bu güçsüz savunma, teorinin yıkılıp gittiğinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur.
Darwinist yayınlarda verilmiş olan delillerin boşluğu, mantıksızlığı, Darwinistlerin kendilerini savunmak için geniş çaplı safsatalara başvurmaları, insanların evrimin bir yalan olduğuna daha fazla kanaat getirmelerini sağlamıştır. Yaratılış Atlası'nı eleştiren yayınları okumak bile Darwinizm'in geçersizliğini anlamak için yeterli olmaktadır. Görüldüğü gibi Harun Yahya, bu yönden de tüm dünyada etkilidir.
Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen ve yine tüm dünyanın hayranlıkla izlediği Yaratılış Atlası eserinin dünya çapındaki sarsıcı etkisinin kuşkusuz ki siz de farkındasınız. Bu güçlü eser, tüm dünyada evrimi yerle bir etmiştir. Yaratılış Atlası'nın dünya çapındaki etkisinin Avrupa ve Amerika basınında nasıl hararetle dile getirildiğini bütün dünya bilmektedir:
Fransa:
Atlas, soğuk duş etkisi yaptı. (Science et Vie)
"Darwin'i Kurtarın" (Le Point)
Milli eğitime bağlı SVT müfettişi Dominique Rojat: "Bu konu hakkında, Müslüman kaynaklı olarak düzenlenmiş ilk büyük olaydır bu". (Science et Vie)
Demek ki yaratılışçılık, göz ardı edilemez bir başarı ile bütün dini inanışları etkilemiş durumda. (Science et Vie)
Tek bir hamlede tam bir panik gerçekleştirdi. (La Liberation)
Fransızlar bu yazılı sürprizle Şubat ayında istilaya uğradılar. (20 Minutes)
Çok sayıda üniversiteden uzman 2007 yılı sonunda bir bildiri imzaladılar. Bu bildiride, Darwin'in evrim teorisini reddeden Yaratılış Atlası isimli eserin ... ardından, yaratılışçı fikirlerin yayılışı tehlikesi belirtiliyordu... Özellikle Müslüman öğrencilerin, türlerin kökeni teorisinde biyoloji öğretmenleri ile gittikçe daha net bir şekilde ters düştüklerini ortaya koydu. (Le Monde)
2007 yılındaki en etkileyici olay Müslüman dünyasından gelen yaratılışçı açılım oldu. (La Liberation)
Bir Paris lisesinde yaşam ve yer bilimleri öğretmeni Adeline Lecot: "... karşı çıkışları eskiye göre çok daha kesinleşti. İki sınıfımda 5 tane çok katı anti-evrimci öğrencim var. Bazıları çok iyi öğrenciler. Cevaplarını, internette buldukları Harun Yahya'ya ait delilleri referans alarak çok daha gözüpek bir şekilde delillendiriyorlar." (Science et Vie)
Yaşam ve yer bilimleri bölümü duayenlerinden olan Milli Eğitim genel müfettişi Annie Mamecier'ye göre: "Bazen öyle durumlar oluyor ki; lise öğrencileri imtihan kağıtlarına, evrim teorisi ile ilgili sorulara kendilerine derste öğretildiği şekliyle cevap verdiklerini, ancak kendilerinin evrim teorisine inanmadıklarını yazıyorlar." (Science et Vie)
Belçika:
(Yaratılış Atlası) konuyla ilgili politik yetkililer ve eğitimciler arasında büyük bir telaşa yol açtı. (Le Soir)
(Yaratılış Atlası) karşısında, Avrupalı kütüphaneler şaşkına döndüler... Bir kitabın yakılacak bölümüne gönderilmesinin anlamı, onun şok edici bir içeriğe sahip olduğunun göstergesiydi. (Le Soir)
Yaratılışçılık yelkenler fora hızla ilerliyor.... Geçen sene Fransız okullarına dağıtılan Yaratılış Atlası'nı hatırlamakta yarar var. Harun Yahya müstear ismiyle yazan Türk kökenli yazar Adnan Oktar, 800 sayfalık tuğla gibi kitapta, Kuran'ı temel alarak evrim teorisini reddediyor. (La Libre Belgique)
İngiltere:
...bu kitap ortaya çıkmadan önce kimsenin Avrupa'da güç kazanan Müslüman yaratılışçılığından haberi yoktu... Son derece net olan durum şudur; Yaratılışçılık gerçekten de Avrupa'ya gelmiştir... Bu yüzden bunu çok ciddiye almamız gereklidir... Şimdiye kadar gördüklerimiz sadece bir başlangıçtan ibaret! (New Humanist)
... Yaratılışçılık yani Darwin'in evrim teorisinin reddedilişi Avrupa'da yükselmektedir... (Avrupa Konseyi) Raporu, dikkatini yeni bir fenomene odaklamıştır; Müslüman yaratılışçılığın yükselişine! Burada baş şahsiyet Türk Müslüman yaratılışçı olan ve Harun Yahya müstear adıyla yazan Adnan Oktar'dır. (New Humanist)
Avrupa'da Müslüman yaratılışçığa olan inanç büyük bir gümbürtü koparmaktadır... (New Humanist)
Yaratılış Atlası'nın neden olduğu şok... (New Humanist)
Almanya:
Kitabın gençlere kuvvetli bir darbe etkisi yapacağı düşünülüyor. (Süddeutsche Zeitung)
Fransa Eğitim Bakanlığı DEHŞETE KAPILARAK kitabın derslerde okutulmaması yönünde çağrıda bulundu. (Die Welt)
Harun Yahya'nın ilmi çalışmalarının anlatıldığı haberin başlığı, "DARWIN'IN AVRUPA'DA İŞİ ZOR"! (Nurnberg)
Gökgürültüsü gibi patlayan kitap! (Stern)
Müslümanlar da Darwin'e karşı Haçlı Seferi düzenliyor ve Yaratılış teorisi Türkiye'de yeni taraftarlar kazanıyor." (DerSpiegel)
Adnan Oktar evrim karşıtı Yaratılışçılığın EN YIKICI ETKİYE SAHİP OLAN savunucularından biri... (Kölner Stattanzeiger)
İsviçre:
... Şimdi bütün İsviçre bu konuyu (Yaratılış Atlası) konuşuyor. Hem de büyük bir heyecan ve coşku içinde... (Blick)
Amerika'da, yaratılışçılık okullarda okutuluyor! Avrupa'da propaganda tam rayına oturmuş: olağandışı bir Atlas tüm İsviçre'yi istila etti! (Le Matin)
Darwin'in teorisini çöpe atan Harun Yahya! (Le Courier)
Hollanda:
Yaratılış Atlası Avrupa'da Büyük bir tufan oluşturdu. (Radyo Netherlands)
Danimarka:
Anti-Darwinist Bombardıman: Evrim teorisine karşı gerçekleştirilen uluslararası kampanya, Danimarka'yı vurdu.
Harun Yahya, kendisinin de söylediği gibi, çok açık biçimde artık Avrupa'yı fethetmek üzere olan kampanyasından çok iyi sonuç almış durumda....Darwin'in teorileri, sonunda kesin bir yenilgiyle yüz yüze. (Politiken)
İtalya:
"Darwin Elveda!" "Fransa daha ne kadar dayanabilecek?" (Dragor)
İskoçya:
İslami Yaratılışçı Kitap İskoç Üniversitelerini Vurdu. (The Sunday Herald)
Polonya:
Anti Darwinist eğitim kitabı, otoriteleri şok etti! (Interia)
Kanada:
Avrupa'da insanlar Amerika'daki evrim tartışmaları karşısında başlarını kaşımakla yetinirlerdi; oysa şimdi alarma geçtiler... Konseyin alarma geçmesine... İslami yaratılışçı çalışmalar sebep oldu. Rapora göre Yaratılış Atlası adındaki Türk kitap Fransa, İsviçre, Belçika ve İspanya'da okullara gönderildi. Yazar ve İslami vaiz olan Harun Yahya, Darwinizm'i, "Şeytanın hilesi" olarak isimlendiriyor... Büyük endişe mi? Evet... (CBS News)
ABD
Yaratılış Atlası kitabını öğretmenlere ve araştırmacılara postaladığı zaman, uluslararası bazda manşetlere taşındı... Bu eğilim devam ederse araştırmacılar... evrimi gelecek nesillere öğretemeyeceklerinden korkuyorlar... (Current Biology)
Sayın Aydın Doğan,
Madem Darwinizm bu kadar güçlüydü, acaba neden bir anda bu kadar perişan bir duruma düştü? Israrla savunduğunuz 150 yıllık bu yalan, acaba neden 150 günde perişan oldu? Acaba neden yıllarca tüm dünyayı aldatmış olan sahte bir teori, Harun Yahya'nın tek bir darbesi ile darmakeşan hale gelip yerle bir oldu? Acaba neden bir anda Avrupa ve Amerika'da ülkeler Darwinizm'in derin ve köklü çöküşünden, yıkılışından bahsetmeye, bunu ister istemez kabul etmeye başladılar?
Bunun nedeni Yaratılış Atlası'nın tüm dünyada bomba etkisi yaratmış olması, kesin ve reddedilemez bilimsel delillerle büyük bir yalanı ortadan kaldırmasıdır. Evrim teorisinin çöktüğü gerçeğini ülkemiz de, tüm dünya da Yaratılış Atlası ile kabul etmiş durumdadır. Artık Darwinist dayatma bir sonuç vermemektedir. Şimdiye dek olduğu gibi, şimdiden sonra da Darwinizm'le mücadele eden yayınlara karşı yapacağınız her türlü aleyhte yayın, gösterilen diğer cılız çabalarda olduğu gibi her zaman insanların daha fazla Yaratılış Atlası'na yönelmelerine ve Yaratılış gerçeğinin çok daha geniş çaplı bir kabul görmesine neden olacaktır.
Özdemir İnce'ye Cevap:
Sayın Özdemir İnce,
Köşenizde yazdığınız Yaratılış Atlası'na yönelik yazı ile ilgili olarak;
Her şeyden önce bu oldukça faydalı tanıtım için teşekkür ederiz. Bu yazı, Yaratılış Atlası'nın etkisini 3-5 misli daha da artırdı. Bu tip yazılar genellikle Atlas'ta sunulmuş olan delillerin detaylarının ortaya çıkması ve önemli noktaların vurgulanması açısından oldukça faydalı oluyor. Yaratılış Atlası'na itiraz amaçlı yazılmış olan yazıları okurken insanlar bu değerli eseri inceliyor ve evrimin yıkıldığına daha fazla kanaatleri geliyor. Bu yazıları yazanlar, kitabı reddedeyim derken aslında Yaratılışı savunur hale geliyorlar. Yaratılış gerçeğini savunanlar tavsiyelerde bulunsalar belki bu kadar etkili olmayabilir. Ama siz bunu Hürriyet'te, yani bir Darwinizm yanlısı yayında söyleyince Harun Yahya'nın sitelerine girişler çok fazla sayıda arttı. Bu sebeple tarih sizi kutlayacak!
Bu arada bilmediğiniz önemli bir şey var: TEK BİR TANE BİLE ARA FOSİL YOK! Aydınlık gazetesinin ve Marksistlerin çıkarttığı kitaplar, sizin zannettiğiniz gibi bu gerçeği örtbas edemez. Bu iş Bilim Ütopyacıların çıkarttığı dergilerle de olmaz. Çökmüş bir teori, bu cılız yayınlarla tekrar dirilemez.
Şu an Yaratılış Atlası'nın etkisi dünya çapında hızla artıyor. Bu konudaki hizmetinizden dolayı sizi tebrik ederiz. Belki o niyetle yapmadınız ama sitenin girişlerinin 150 binden 450 bin'e çıkmasında büyük katkınız oldu. Belki tek siz değilsiniz, sizin gibi yayınlar yapan başkalarının da bu konuda katkısı olmuştur. Sizi teşekkür ve takdir ediyoruz.
Dilerseniz, Türkiye'de dışarı çıkıp karşılaştığınız insanlara sorun, Taksim'de, Eminönü'nde, Kadıköy'de gelişigüzel halka sorun. Kaç kişinin evrime inanıp inanmadığını yoklayın. Çok net cevaplar alacaksınız. İnsanların artık Darwinizm'e inanmadıklarını anlayacaksınız.
Yaratılış Atlası'nın Türkiye'de olduğu gibi dünyada da güçlü etkisi olduğuna dair size biraz bilgi verelim:
Yaratılış Atlası'nın ardından dünyaca ünlü yayın organlarında yapılan bazı anketlerin sonuçları şu şekildedir:
Fransız Science Actualités sitesi tarafından gerçekleştirilen anket sonucuna göre, Fransa halkının %92'Sİ EVRİME İNANMAMAKTADIR.
Almanya'nın en önemli yayınlarından Die Welt gazetesinin internet sitesinde sorulan "Size göre yaşam nasıl oluştu?" sorusuna katılımcıların %86'SI "ALLAH YARATTI" ŞEKLİNDE CEVAP VERMİŞTİR.
Danimarka'nın yüksek trajlı Ekstra Bladet gazetesinin internet sitesindeki anket sonucuna göre, DANİMARKA HALKININ %88'İ İNSANLARIN MAYMUNDAN GELDİĞİNE İNANMAMAKTADIR.
Almanya'nın en büyük gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'un internet sitesinde yapılan ankete göre, ALLAH'A İNANANLARIN ORANI %87'DİR.
İsviçre'nin yaygın okunan gazetelerinden Blick'in internet sitesindeki anket sonucuna göre, YARATILIŞA İNANANLARIN ORANI %85'DİR.
Bu sonuçların yanı sıra Atlas'ın etkisiyle ilgili Avrupa ve Amerika basınında çıkan çeşitli haberler de şu şekilde olmuştur:
Atlas, SOĞUK DUŞ etkisi yaptı. (Fransa - Science et Vie)
"Darwin'i Kurtarın" (Fransa - Le Point)
Tek bir hamlede TAM BİR PANİK gerçekleştirdi. (Fransa - La Liberation)
2007 yılındaki en etkileyici olay MÜSLÜMAN DÜNYASINDAN GELEN YARATILIŞÇI AÇILIM oldu. (Fransa- 20 Minutes)
(Yaratılış Atlası) konuyla ilgili politik yetkililer ve eğitimciler arasında BÜYÜK BİR TELAŞA yol açtı. (Belçika - Le Soir)
(Yaratılış Atlası) karşısında, Avrupalı kütüphaneler şaşkına döndüler... Bir kitabın yakılacak bölümüne gönderilmesinin anlamı, onun şok edici bir içeriğe sahip olduğunun göstergesiydi. (Belçika - Le Soir)
...bu kitap ortaya çıkmadan önce kimsenin Avrupa'da güç kazanan Müslüman yaratılışçılığından haberi yoktu... Son derece net olan durum şudur; YARATILIŞÇILIK GERÇEKTEN DE AVRUPA'YA GELMİŞTİR... Bu yüzden bunu çok ciddiye almamız gereklidir... Şimdiye kadar gördüklerimiz sadece bir başlangıçtan ibaret! (İngiltere - New Humanist)
Yaratılış Atlası'nın neden olduğu ŞOK... (İngiltere - New Humanist)
Kitabın gençlere kuvvetli bir DARBE ETKİSİ yapacağı düşünülüyor. (Almanya - Süddeutsche Zeitung)
Adnan Oktar evrim karşıtı Yaratılışçılığın EN YIKICI ETKİYE SAHİP OLAN savunucularından biri... (Almanya - Kölner Stattanzeiger)
... Şimdi bütün İsviçre bu konuyu (Yaratılış Atlası) konuşuyor. Hem de büyük bir heyecan ve coşku içinde... (İsviçre - Blick)
Amerika'da, yaratılışçılık okullarda okutuluyor! Avrupa'da propaganda tam rayına oturmuş: olağandışı bir ATLAS TÜM İSVİÇRE'Yİ İSTİLA ETTİ! (İsviçre - Le Matin)
Darwin'in teorisini ÇÖPE ATAN Harun Yahya! (İsviçre - Le Courier)
Yaratılış Atlası Avrupa'da Büyük bir TUFAN OLUŞTURDU. (Hollanda - Radyo Netherlands)
Anti-Darwinist Bombardıman: Evrim teorisine karşı gerçekleştirilen uluslararası kampanya, Danimarka'yı vurdu. Harun Yahya, kendisinin de söylediği gibi, çok açık biçimde artık Avrupa'yı fethetmek üzere olan kampanyasından çok iyi sonuç almış durumda....Darwin'in teorileri, sonunda KESİN BİR YENİLGİYLE yüz yüze. (Danimarka - Politiken)
"DARWİN ELVEDA!" "Fransa daha ne kadar dayanabilecek?" (İtalya - Dragor)
İslami Yaratılışçı Kitap İSKOÇ ÜNİVERSİTELERİNİ VURDU. (İskoçya - The Sunday Herald)
Anti Darwinist eğitim kitabı, OTORİTELERİ ŞOK ETTİ! (Polonya - Interia)